The worst is over guys, speaking prior to my midterms of course. Only one more (rather-easy) exam before Eda is a free elf! (I’m watching way too much Harry Potter with my brother nowadays). I feel like this year has been more productive to me, I’m more used to the idea that my place is college now, and studying the things that I chose becomes kinda fun after a point, except studying anything that has to do with numbers, thank you very much. 

I also feel that my fashion sense has grown a bit more this year, I don’t hold back as much as I used to and you can often see me wearing these garments I post on my blog, during my time on campus as well, minus the heels and excessive amounts of makeup obviously. I still don’t want to get so dressy dressed for school, but I don’t mind feeling good and confident with looking a bit more polished than I used to. This outfit was something that I wore in the past couple of days, I fell in love with the cut and pattern of this blouse, I’d usually go with only one of these, it looks pretty nice and not too much. Nothing tops a bit of colour in fall/winter, right?

Oh and I almost forgot, can’t believe my blog has now 800+, you guys make me feel the happiest, seriously. My heart skips  a beat with every follower, and even though I always remind myself that I keep my blog for myself at first, seeing you guys like what I share makes me feel so special. Thank you so much, you’re all amazing and dear. xx

BROWN FEDORA, BERSHKA
PATTERENED BLOUSE, KOTON
BROWN BELT, TOPSHOP
HIGH WAISTED WHITE PANTS, BERSHKA
BURGUNDY BOOTS, via TRENDYOL







Until next time,
Keep on smiling,
Eda G 

En kötüsü sonunda bitti arkadaşlar, tabii ki vizelerime referans alarak yazıyorum bunu. Sadece bir tane (oldukça kolay) bir sınavım kaldı, ve daha sonra Eda özgür bir elf olacak! (Son zamanlarda kardeşimle çok fazla Harry Potter izliyorum). Bu sene benim için daha verimli geçiyor, sonunda artık üniversiteye ait olduğum gerçeğini kabul ettikten sonra, kendi ilgi alanımdaki derslere çalışmak bir yerden sonra eğlenceli bir hal bile alabiliyormuş, tabii ki burada sayılar olmayan derslerden bahsediyorum, matematiksel dersler sizin olabilir.

Aynı zamanda bu sene moda anlayışım da biraz gelişti gibi, geçen sene yaptığım gibi bu sene kendimi o kadar da geri çekmiyorum artık, hatta blogumda gördüğünüz çoğu kombini -tabii ki topuklu ayakkabısız ve gülünç derecede makyaj olmaksızın- kampüste de üzerimde görebilirsiniz. Halen okul için fazla abartılı giyinmemeye özen göstersem de, normalin bir tık üstünde giyinerek kendimi daha iyi ve özgüvenli hissetmekle ilgili hiçbir problemim yok. Bu kıyafet de geçenlerde okulda giydiklerimden biriydi, bu bluzun kesimine ve üzerindeki desene bayıldım; ki normalde kıyafet alırken bir tanesini seçerim ama bu bluz oldukça güzel ve abartısız. Sonbahar/kış zamanında biraz rengin hiçbir sakıncası yok, öyle değil mi?

Ah ve neredeyse unutuyordum, blogumun 800+ takipçiye ulaştığına inanamıyorum, gerçekten de beni dünyanın en mutlu insanı yapıyorsunuz, cidden. Kalp atışım her bir yeni takipçiyle hızlanıyor, ve her ne kadar her zaman bu blogu ilk olarak kendim için tutuyorum desem de, paylaştığım şeyleri insanlar beğenince kendimi oldukça özel hissediyorum. Hepinize çok teşekkür ederim, gerçekten harika ve değerlisiniz. xx
I told you guys that I’ll be back soon, okay maybe it wasn’t that soon but better late than never, right? So, I’m still a bit sick; turns out that my immune system was completely out of service for the first time in my life, and it happened right before my midterms, and there was something wrong with my capillaries, especially the ones on my gums. Yup, that should explain why I’m having some expression problems; I haven’t been eating anything but soup and mashed baby food for a week and lost too many weight that I’m back at my 8th-grade-weight. No kidding.

Apart from that, everything seems to be going smoothly. My most terrifying midterm was two days and I wrote a four page essay explaining the contributions of British, American and French Revolution to the definition of Modern State, while also talking about the similarities and differences between them. I’m still a bit frightened about my Statistics midterm, but I still have a couple of days to study for that.

As for my outfit, this is exactly how I showed up to school a couple of weeks ago. This cape was a love at first sight, and although it smelled pretty funny when it came, I wore it over immediately anyway. And the situation is pretty the same when it comes to the statement necklace, looks so nice. The rest of the outfit is pretty self explanatory. See you guys in a couple of days xx

GRAY CAPE, SHEINSIDE (CLICK)
STATEMENT NECKLACE, BERSHKA
OFF-WHITE TRANSPARENT BLOUSE, H&M
RED SKORT, MANGO
GRAY BOOTS, KOTON




Until next time,
Keep on smiling,
Eda G 

Size yakında geri döneceğimi söylemiştim, tamam dönüşüm pek çabuk olmadı ama hiç değilse artık burdayım, değil mi? Hala biraz hastayım; görünüşe göre hayatımda ilk defa bağışıklık sistemim tamamen servis dışı kaldı, ki bendeki şansla bu vize haftamdan tam bir hafta önceye denk geldi, ve özellikle diş etlerimdeki kılcal damarlarda bazı problemler ortaya çıktı. Yup, bu size neden mimiklerimi kullanamadığımı açıklayacaktır sanırım, ayrıca bir haftadır sadece çorba ve bebek maması tarzı yemekler tüketmekten, 8. sınıftaki kiloma geri döndüm. Ciddiyim.

Bunların dışında her şey güzel gidiyor gibi. En çok korktuğum vizem iki gün önce bitti ve ben İngiliz, Amerikan ve Fransız Devrimlerinin Modern Devlet anlayışına katkılarından bahsettiğim dört sayfalık bir sınav kağıdı yazdım, aynı zamanda kendi aralarındaki benzerlik ve farklılıklardan da bahsettim. Bunun dışında İstatistik sınavım için de oldukça korkmuş vaziyetteyim fakat ona çalışmak için halen birkaç günüm mevcut.

Kıyafetime gelince, birkaç hafta önce okula aynen bu şekilde gittim. Bu Pelerin ilk görüşte aşktı benim için ve her ne kadar geldiği zaman biraz komik koktuysa da, bu onu direkt üstüme giymemi engellemedi. Aynı durum kolye için de geçerli, çok beğenerek aldım. Kıyafetin geri kalanı, kendini oldukça güzel ifade ediyor bence. Birkaç güne görüşürüz millet xx

VE UMARIM HEPİNİZ BUGÜN ATAMIZI ANIYORSUNUZDUR, ONA ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ. ÖZELLİKLE DE ÜLKEMİZİN ŞU ANKİ SAÇMA DURUMU İÇERSİNDE, ONUN GİBİ BİR LİDERE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR. Ama en iyisi biz biraz daha vergi verelim ki başımızdakiler bir tane daha 1000 odalı bir Saray yaptırsın, değil mi? 🙂 

I freakin’ can’t believe it’s November already, only a month left for a brand new year… Oh and Happy-late Halloween guys, hope it was a blast for all of you. As for me, I had to cancel my plans in last minute since I got sick all of a sudden, and it reminded me of how I utterly hate cold weather. Apart from these, my midterms are just around the corner so I have to study hard. One last reason on why I haven’t been the best blogger for the past week is that it has been pouring down in Istanbul like crazy, and it’s almost impossible to get an outfit post ready in such weathers… Stick with me friends, new posts will come up pretty soon!
ALL PHOTOS VIA MY TUMBLR


Until next time,
Keep warm folks,
Eda G 

Kasım’ın geldiğine inanamıyorum, yepyeni bir seneye tam bir ay kaldı… Ah ve Mutlu Cadılar Bayramı, umarım kutlayanlarınız çok iyi vakit geçirmiştir. Bense son anda planlarımı iptal etmek zorunda kaldım çünkü ansızın hasta oldum ve bu durum soğuk havadan ne kadar nefret ettiğimi bir kez daha hatırlattı bana. Bunun dışında da vize haftam başlamak üzere, dolayısıyla çok çalışmalıyım. Neden bir haftadır dünyanın en iyi bloggerı olmadığıma son bir sebepse, İstanbul’da yağmur dinmek bilmedi ve bu gibi havalarda da bir kıyafet postu hazırlamak neredeyse imkansız bir durum… Birazcık bekleyin arkadaşlar, yeni postlar çok yakında geliyor!

Bir dahaki sefere kadar,
Sıcak kalın arkadaşlar,
Eda G 
The other day I had one of the most terrifying nightmares in my 19 year of life, and I still shiver whenever I think of the images that my unconscious brilliantly created for me to suffer. In my nightmare, I was a nurse in an asylum and the patients were my family.  When I told this dream which kept me awake for the rest of the night to my mom and grandmother, they both commented in a religious aspect, saying that I should visit the graves of my great-grandmother and grandfather who passed away four and (almost) two years ago respectably. I found this both quite funny and also a bit cute that older generations tend to relate the dreams to superstition and often with religion, when I’m pretty sure it was just a mixture of me missing my dead family members and my obsession towards American Horror Story, and the two combined made a great situation for my unconscious to mock me.
This may be the most girly outfit that I present to you lately, and I don’t mind looking like this from time to time. I purchased the necklace and top the other day and thought they would both go great with earthly colours. What do you think?
Lastly, I want to mention my guilty pleasure towards Tokio Hotel. My friends always make fun of me whenever I mention their names, maybe because I was obsessed with them in my pre-teens and was sure that I was going to marry the guitarist, Tom. I still love their music very much, and although I have mixed feelings towards their style and music in their latest album, I still wanted to tribute this post to them and thank them in being there beside me when my feelings were like a roller coaster (fangirl detected). 
BROWN HAT, STRADIVARIUS
PEARL CUFF- NECKLACE, PULL & BEAR
CROCHET GREEN TOP, PULL & BEAR
POWDER PINK PLEATED SKIRT, STRADIVARIUS
HEELS, MOM’S









Keep on smiling,
Eda G 

Geçen gün, 19 yıllık hayatımın en korkunç rüyalarından birini gördüm ve halen bilinçaltımın benim için akıllıca yarattığı sahneleri düşündükçe ürperiyorum. Rüyamda, sadece ailemin bulunduğu bir akıl hastanesinde hemşireydim. Beni tüm gece ayakta tutan bu kabusu anneme ve anneanneme anlattığımda onlar biraz din içeren bir yorumda bulundular ve rüyamda gördüğüm büyükanneannem ve dedemin mezarlarını ziyaret etmem gerektiğini söylediler. Büyüklerin rüyaları nasıl batılinanç ve dinle yorumladıklarını görmek hem komik hem de tatlı, ki ben bu rüyamın kaynağının ölen akrabalarımı özlemem ve sürekli American Horror Story izlemem olduğuna eminim; ikisi birleştiğinde de bilinçaltımın benimle dalga geçmesi için harika bir olgu ortaya çıkıyor doğrusu.

Bu sefer size son zamanlardaki en cici bici kombinimi sunuyorum, ki arada sırada böyle giyinmekte hiçbir sakınca görmüyorum açıkçası. Bu kolyeyi ve üstü geçen gün aldım ve ikisinin de toprak tonlarıyla iyi gideceğini düşündüm. Siz ne düşünüyorsunuz?

Son olarak da, size Tokio Hotel’e karşı hissettiğim (ve gizlediğim) sevgiden bahsetmek istiyorum. Arkadaşlarım benimle hep dalga geçiyor bu ismi söylediğimde, ki bunun sebebi sanırım ilk ergenlik yıllarımda onlarla kafayı bozmam ve gitaristleri Tom ile evleneceğime neredeyse emin olmam olabilir. Halen müziklerini dinlemekten çok zevk alıyorum ve her ne kadar son albümleriyle ilgili değişik hislerim olsa da, onlara bu postu armağan edip, duygularımın bir hız treni gibi olduğu dönemde beni yalnız hissettirmedikleri için onlara minnetimi sunmak istiyorum (fangirl gözlemlendi).
Today’s text will tell you a little secret that my soul carries deep inside, and that very few people know of:
I am completely out of my mind.
I have these dark thoughts in my head at all times, and I enjoy having them. I like being moody where I’m actually feeling something where most of the people around me seem completely the opposite. I would cover my arms with tattoos and die my hair in rainbow colours if I could. Like if my future job was set and everything, I wouldn’t stop for a second to try all of these “crazy” things. Why? When my boyfriend asked me this question yesterday morning, I couldn’t find a proper answer; all I know is that I want to feel crazy, do something out of the ordinary, push boundaries.  They say “you only live once” for something after all, right? I feel that college is the right place and time, since after it I’ll be forced to fit in the grown up world anyway, and before this I was a high-schooler with so many concrete rules.
It’s not like my mom will ever let me in the house if I did the things I mentioned, but maybe one day…
NECKLACE, MOM’S
SALMON CROP TOP, BERSHKA
SKIRT & HEELS, THRIFTED
RING BY GRANDMA



Keep on dreaming,
& smiling,
Eda G 

Bugün sizlerle ruhumun derinliklerinde taşıdığım ve çok az insanın bildiği bir sırdan bahsedeceğim: Ben tam bir kaçığım.

Kafamda gerçekten karanlık düşünceler geziyor çoğu zaman ve aslına bakarsanız bunlar hoşuma da gitmiyor değil. Modumun düşük olması aslına bakılırsa hoş bir durum, çünkü en azından bir şey hissediyorum; çevremdeki insanlarda ise durum bunun tamamen zıttı olarak gözüküyor. Eğer yapabilseydim, kollarımı tamamen dövmelerle kaplayıp, saçlarımı gökkuşağı renklerine boyatırdım. Mesela ilerdeki işim falan kesin olsaydı, bunları yapmak için bir saniye bile beklemezdim. Dün erkek arkadaşım bana “Neden böyle bir şey yapmak istiyorsun ki?” diye sorduğunda düzgün bir cevap veremedim; tek bildiğim, çılgın hissetmek istediğim, normalin dışında bir şeyler yapmayı ve sınırları zorlamayı istiyorum. “Sadece bir kez yaşıyorsun”u boşuna demiyorlar, öyle değil mi? Üniversite, bunun için en güzel zaman ve yer sanırım, üniversiteden sonra her halükarda büyüklerin dünyasına uyum sağlamak zorunda kalacağım ve bundan önce de kesin kurallarla yaşamak zorunda olan bir lise öğrencisiydim.

Annem bu saydığım şeyleri yaparsam beni eve almaz muhtemelen, ama belki bir gün…

Hayal kurmaya devam edin,
Gülümsemeye de,
Eda G
I know this outfit may come to you a bit of a surprise after all those girly, skirt-ly outfits; but this year has been a lot of experimenting in my case and this case is no different. I’ve written here a billion of times about how I sometimes love to dress like a boy, just for the sake of feeling different, unusual even. And I gotta admit that I have a love-and-hate sort of relationship with those high top sneakers which I purchased last year and showing on my blog for the second time. I just don’t know…
School is going full speed, and I’ve got a Cultural Reflection Paper due for my Social Psychology class, some more reading for my Political and Diplomatic History course and a lot of brain melting to do for my Statistics lecture. I love the challenges though, and I love to study things that I actually want (despite the Statistics, obviously). Talk to you soon xx
FAUX LEATHER CAP, VINTAGE
PATTERNED SEE-THROUGH SHIRT, MODAGRAM
WHITE BAG, CHICWISH
RIPPED DYE JEANS, TOPSHOP
B&W HIGH TOP SNEAKERS, THRIFTED


KEEP ON SMILING,
EDA G  

Bu kombinin son postlarımdaki “cici” kıyafetlerden sonra biraz garip geldiğini anlayabiliyorum; ama bu sene benim için tamamen yeni şeyleri denemek için bir şanstı ve bu durum da farklı değil. Buraya zaman zaman erkeksi giyinmenin ne kadar hoşuma gittiğini milyonlarca kez yazmıştım, değişik ve olağan dışı hissetmek iyi geliyor bazen. Ve itiraf etmeliyim ki bu ayakkabılarla ilgili çok garip hislerim var, bazen nefret ediyorum, bazense çok seviyorum; ve hazır blogumda sadece bir kere gösterdiğim bir parçayken kendileri, bu kombinde de yer vermek istedim…

Okul, tam gaz devam ediyor; Sosyal Psikoloji dersim için Kültürümüz hakkında bir düşünce yazısı yazmam, Siyasal ve Diplomatik Tarih dersim için bayağı bir okuma yapmam ve İstastik dersi için de beynimi karamelize hale getirmem gerekiyor. Kendimi zorlamayı seviyorum gerçi ve istediğim şeyleri okumak da bir o kadar güzel geliyor (İstatistik haricinde tabii ki). Yakında görüşürüz xx

Gülümsemeye devam edin,
Eda G
My apologies for not posting in a couple of days but school kept me busier than I thought! 
I didn’t go to school today ’cause I woke up feeling a bit bad, and was afraid that I was catching a cold or something. Now I’m feeling pretty fine, apart from the fact that my back and legs still hurt from the Hiphop lesson two days ago. We did a routine in Nicky Minaj‘s Anaconda, and even though I’m more of a lyric-listener type of a person, I freaking love to just listen to the beats and move according to the sounds. The only thing that bothers me a bit is that at the end of each lesson, the teacher splits us into a couple of different groups and wants each group to do the choreography while everybody else is watching them. Even though I’m a quick learner and everything, my body becomes like a stick when I’m in front of everyone and I can’t really dance the way I want to. Fucking stage fright. 
This outfit is the one that I wore for my mother’s birthday and was actually a combo that my mom put together and asked me whether I wanted to wear it. The top is amazing, the skirt is abstractly cool and the shoes are so fun; I had to say yes! 
Now I’m going to watch some American Horror Story and read a bit about American Revolution (no coincidence intended). See you in 3 days xx
EVERYTHING IS THRIFTED











KEEP ON SMILING,
EDA G  

Birkaç gündür yeni bir post koymadığım için üzgünüm ama okul son zamanlarda beni düşündüğümden de fazla meşgul ediyor!

Bugün okulu ektim çünkü sabah oldukça kötü kalktım ve grip olmaktansa dinlenmeyi tercih ettim. Şu an gayet iyi hissediyorum, iki gün önceki Hiphop dersinden sonra hala sırtımın ve bacaklarımın ağrıması dışında. Nicky Minaj‘ın Anaconda şarkısında dans ettik ve her ne kadar ben bir şarkının sözlerini dinleyen insanlardan olsam da, dansta yaptığımız gibi ritmleri duymak ve seslere göre hareket etmek de oldukça keyifli. Beni geren tek konu, her dersin sonunda hoca bizi farklı gruplara ayırıyor ve her grup çıkıp diğer herkesin önünde kareografiyi yapıyor. Her ne kadar dansı hızlı öğrensem de, herkesin önünde dans edecekken vücudum adeta bir sopaya dönüşüyor ve istediğim gibi hareket edemiyorum. Lanet sahne korkusu.

Bu kıyafet aslında annemin doğumgününe giderken, annem tarafından bizzat benim için kombinlediği bir bütün. Uzun kollu üst harika, etek garip bir biçimde çok havalı ve ayakkabılar da bir o kadar eğlenceli; bunu giymek zorundaydım!

Şimdi gidip American Horror Story izleyip ardından Amerikan Devrimi hakkında okuma yapacağım (komik tesadüf). 3 güne görüşürüz xx

GÜLÜMSEMEYE DEVAM EDİN,
EDA G